Güne insanın içini açan bi kadın girişimciyle başlayalım: Pelin Dumanlı.
Bodrum’da Foodrum’u bilmeyen yoktur. Pelin’i de…
Çok iyi ve sağlam kızdır.
Aksini söyleyecek olanın alnını karışlarım.
Arı gibi çalışır.
Ama her güzelin bi “defosu” var işte…
Fazla iyi niyetli…
Herkesi kendi gibi sanıyor.
O yüzden de başına türlü işler geliyor. Yıllardır birlikte çalıştığı insanlar bazen hayal kırıklığı yaratıyor, canını yakıyor, üzüyor.
Ama Pelin her seferinde küllerinden yeniden doğuyor.
Yeni bi hayal kuruyor.
Onu gerçeğe dönüştürüyor.
Sonra bir yenisini…
Üstelik arkasında büyük sermayeler, dev yatırımcılar, varlıklı bi koca ya da baba falan da yok.
Kendi emeği.
Kendi cesareti.
Kendi inadı.
Ben böyle kadınlara hayranım.
İşini olağanüstü iyi yapan…
Cesur…
Tek başına dünyaya meydan okuyan kadınlara.
Ve onların desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.
Bitez Kavşağı’ndaki Foodrum’un minik şef restoranına uğrayın.
Yemekleri efsane.
Eve de alabiliyorsunuz.
Bi de Olivrum zeytinyağları var…
Ay bir de Bodrum mandalinalısı olanı var…
Onunla mutlaka tanışın.
Nefisss…
Ama aslında onun varlığı hepimize hediye. Çünkü iyi insanların, çalışkan insanların ve vazgeçmeyen kadınların hikayeleri insana umut veriyor.
Son olarak…
Sürekli Bodrum’da yaşasam, kesinlikle Pelin’in öğrencisi olurdum. Bir gün olacağım ve yemekle ilgili ne varsa ondan öğreneceğim.
Çünkü bu kadın sadece iyi yemek yapmıyor…
Bildiği her şeyi cömertçe öğretiyor.
Bence asıl marifeti de bu.
***
Ayşe Arman’ın Pelin Dumanlı ile söyleşisini Arman’ın Instagram sayfasında okuyabilirsiniz.