Akile Nine’in Bayrağı ve Mısır Patlatır Gibi Hızlanan CHP İlgisi

5 Haziran 2026

Akile Nine, evinin önünde, yakınlarda sonsuzluğa göçen Betçe’nin son bilgesi Goca Memet Emmi ile… (Hasan Doğan Arşivi)

Bir ara, Bodrum’da statü gösterisi hevesi için dağı-taşı dümdüz edip, ormanlara dalıp, saçmasapan büyüklüklerde “malikaneler” hummasını tutulmuşları, bir deniz temizleme gemisine koyup, Knidos Burnu’nun sonra Gökova girişindeki Mersincik Koyu’na götürmeyi düşünürdüm. 

Kaybettiğimizi öğrendiğim kıymetli insan Nur Yalman’ın orada küçük bir burundaki insana yaraşır çiftlik evini o taşıdığım kişilerin topuna elimle işaret edip, “Ev nasıl olur, gördünüz mü?” diye sorduktan sonra, hepsini orada denize dökmeyi hayâl ederdim.

Nur Yalman Hoca, 1960’ların ortalarında Datça Mersincik Koyu’nu ve buradaki çiftliği devralmış, bölgeye zeytin ağaçları dikerek kendine kısmi bir yaşam alanı oluşturmuştu. 

Yalman’ın bu koyu sahiplenip yerleşmesi koyları acımasızca tarumar edilen bölgenin tarihinde önemli bir yer tutar.

Bu genişçe koy, korunmuş doğallığı, yemyeşil atmosferi ve yolu oradan geçene verdiği huzurla bir cennettir.

Yıllar önce havadan kaçarak teknemizi uzunca kıyısına demirlediğimiz bir gün, o evi ve çiftliği çekip çeviren o canım insanlar duş yapıp kendimizi geçirdiğimiz badireden toparlanmamız için bize yukarıda konukseverlik etmiş, çay demlemişlerdi.

Yıllardır yolum oraya düşmedi. 

İbret verici bir hikâyesi vardır o evin, o insanların; meraklısı için bu yazıya ekleyeceğim.

Nasıl bilirdiniz onları?” diye sorulacak olursa, “İyi bilirdik” diye bütün kalbimle üç kere tekrarlarım. 

Mekânları hep cennet olsun.

…..

Uzun süre siyaseti uzaktan izleyen, konu açılınca omuz silken, nedenini anlamak mümkün olmayan hafif bir tafrayla, “Ben artık hiçbir şey takip etmiyorum” diyen insanların bir kısmı, birden başka konuları bıçakla kesilmiş gibi bırakıp durmadan CHP konuşmaya, yazıp çizmeye başladı. 

Bu partinin yakın tarihinde hemen aynen yaşanan bu olay, biraz mısır patlatmayı hatırlatıyor.

İlk dakikalarda tencereden tek tük ses gelir. Hatta “Galiba bu mısırlar olmayacak” diye düşünürsünüz. 

Sonra patlamalar hızlanır. Birkaç dakika önce sessiz duran tencere, bir anda hareketlenir.

Siyasette de bazen ilgi böyle davranıyor.

Çünkü insanların önemli bir kısmı aslında her şeyi bal gibi takip ediyor. 

Sadece belli etmiyor. 

Ya da geçmişte de hiçbir dediği doğru olmadığı için başka konulara geçiyor.

Aslında bekliyor. Ölçüyor. 

Başkalarının ne düşündüğünü anlamaya çalışıyor. 

Bir ihtimalin güçlendiğini hissettiğinde ise yine konuşmaya başlıyor.

İşin ilginç yanı, bu durum sadece CHP konusu için geçerli değil. 

Türkiye’de geçmişte birçok siyasi hareket de böyle dönemler yaşadı. 

Uzaktan ilgisiz görünen insanlar bir anda meraklı takipçilere dönüşebildi.

Belki de siyasetin en ilginç taraflarından biri bu.

Anketlerden önce sohbetler hareketleniyor.

Manşetlerden önce kulak kabartmalar başlıyor.

Ve bazen bazı  insanların ilgisi, siyasi analizlerden çok mutfaktaki mısır tenceresine benziyor.

İlk sesi duyduğunuzda önemsiz geliyor.

Ama sonra anlıyorsunuz ki o ilk ses, asıl hareketliliğin habercisiymiş.

Bugünlerde CHP etrafındaki havaya bakınca akla biraz bu geliyor.

Henüz ortada büyük bir şölen mi var, yoksa kısa süreli bir atıştırmalık heyecan mı, onu zaman gösterecek.

Tencereden sesler geliyor. Hem de eskisinden daha sık.

Mısırlar nereden, kimlerden; o da görülür elbet.

Ama şu kesin:

Akile Ninelerin bayrakları hep duvarlarında, bu vatan onların hep yüreklerinde.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.