Mango Ağacının Gölgesinde Kalp Aklı 

14 Mayıs 2026

Bana Anadolu’dan sakallı bir amca gibi gelen bu adam, Paulo Freire.

Brezilyalı bir eğitimci, filozof, eleştirel pedagojinin kurucusu; bir eğitim kuramcısı. 

Ezilenlerin Pedagojisi” adlı kitabıyla ona, eğitimi “bankacı eğitim”’ dediği ‘ezber öğretmeden’ çıkarıp, “bilinçlendirme ve “özgürleşme süreci olarak yeniden tasarlayan kişi, deniyor. 

Freire’ye göre ‘geleneksel eğitim’ çoğu zaman bir “bankacı eğitim modeli”ne dönüşür. 

Öğretmen bilgiyi ‘yatırır’, öğrenci onu ‘pasif biçimde depolar’.

Böylece eğitim, itaati, uyumu, hiyerarşiyi, ezberlenmiş doğruları yeniden üretir.

Oysa ‘eleştirel eğitimde’ amaç, insanın kendi hayat koşullarını okuyabilmesidir.

Freire buna “conscientização” yani “eleştirel bilinçlenme” diyor.

Bu anlayış, “Nasıl bir dünyada yaşıyorum?” sorusunu da sordurur, korkusuz düşünmeyi teşvik eder, insanı yalnızca işe değil hayata hazırlar.

Kafamda ‘dünya bu haldeyken, bu çocuklar hâlâ neye hazırlanıyorlar’ gibi bir kaygı dolaşırken, Brezilyalı bir aydının hayatının sonlarında yazdığı benimse o güne kadar adını duymadığım, “Yüreğin Pedagojisi” adlı kitabıyla ilgili bir yazıya rastladım. Aktardığım bilgilerin çoğunu oradan okudum.

Keşke kalplerimizin başka eğitimlerle bozulmaması için bir eğitim olsa” diye düşündüğüm olmuştur. Eğitim yaptığı gibi bozar da insanı.

O kitabın adını okur okumaz yazı bundan ilgimi çekti.

Eğitimin tarafsız olabilmesi imkansızdır” dermiş Paulo Freire, ondan da habersizdim. 

Ama galiba aynı şeyden kuşkuluymuşuz.

Onun eğitim fikrinin özü şu cümlede toplanabilir:

“Eğitim ya özgürleştirir ya da evcilleştirir.”   

Eğitim şart!”, halimizle ilgili bir güler misin, ağlar mısın esprisidir bizde, elbette de öyle. 

Lakin “hangi” kelimesini başlık yaparak, bize neredeyse bir seri kitap bırakan Attila İlhan bile, eğitimin şart olanın “hangisi” olduğu konusuna doğrudan girmemişti.

Freire’yi göre, “Eğitim ya insanların evcilleştirilerek var olan sessizlik kültürüne uyumunu sağlayan bir araç; ya da insanların özgürleşmesinde kendi gerçeklerine eleştirel bir yaklaşımla bakarak gerçekliği dönüştürmelerini sağlayacak bir özgürleşme pratiği.”

Yüreğin Pedagojisi”nin Portekizce aslının adı hâlâ aklımda. 

“A Sombra Desta Mangueria”_ 

Bir Mango Ağacının Gölgesi Altında” olarak Türkçeleştirilmiş.

Bu adı çok sevdim.

Freire, “Mango ve diğer kuzeydoğu ağaçlarının altında kendisini kafası dinç ve daha yaratıcı hissettiği ve orada çok zaman geçirdiği için” kitabına öyle bir ad koymuşlar.

Kitapta, bahçesindeki bir mango ağacının altında, “yalnızlıktan umuda, dünyadaki siyasetten eğitime, yaşadığı sürgünden demokrasiye ve ideolojiden devlete” düşündükleri varmış.

Mango ağacının altında “yüreğinin sesine” kulak verdiği için, kitabın İngilizce adı da, ”Pedagogy of the Heart” (Yüreğin Pedagojisi) olmuş. 

Yüreğinin sesine duyguların ötesinde de, zorlandığım  her anda ‘Kalp aklı’olarak güvenmeyi onca yıldır kendime göre çok önemser geçinirim, ben bu adamın adını bile bilmiyordum.

Eleştirel” lafını duyunca tüyleri diken diken olanlar da duysun istedim.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.