NATO Testi, Bölüm II: Rusya Daha İleri Gitmeye mi Hazırlanıyor?

27 Ağustos 2026

“NATO testi: Rusya İttifakın Ne Kadar Baskıya Dayanabileceğini Öğreniyor mu?” başlıklı yazımı kaleme aldığımdan bu yana dikkate değer yeni bir gelişme yaşandı. 25 Ağustos’ta CIA Direktörü John Ratcliffe, Rus yetkililerle görüşmeler yapmak üzere Moskova’ya sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Ratcliffe’in içinde bulunduğu ABD Hava Kuvvetlerine ait C-17A tipi uçak, Mayıs 2020’den bu yana Moskova’ya indiği bilinen ilk ABD Hava Kuvvetleri uçağı oldu. Ziyaretin amacı henüz açıklanmadı.

C-17A o tarihten bu yana Moskova’dan Riga’ya döndü ve birkaç saat önce Letonya’dan tekrar havalanarak batıya doğru yöneldi. Bu rota oldukça dikkat çekici: Uçak ABD’den Riga’ya, Riga’dan Moskova’ya geçti; ardından tekrar Riga’ya dönüp batıya hareket etti. Riga’nın sadece bir aktarma noktası mı olduğu, yoksa bu görevde daha kritik bir rol mü üstlendiği henüz netleşmiş değil.

Ziyaretin son derece hassas bir nitelik taşıdığı açıkça görülüyor; nitekim Washington’ın, Ratcliffe Rusya’dayken Ukrayna’dan Moskova ve St. Petersburg’a yönelik saldırılarını geçici olarak durdurmasını talep ettiği bildirildi. Yetkiler, Ratcliffe’in Putin ile görüşmediğini ve temasların istihbarat kanalları üzerinden yürütüldüğünü belirtiyor.

Bu durum kaçınılmaz olarak William Burns örneğiyle yapılan karşılaştırmaları beraberinde getiriyor. Kasım 2021’de, dönemin CIA Direktörü Burns, Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri yığınağına ilişkin artan istihbarat uyarılarının ortasında Biden yönetiminin elçisi olarak Moskova’ya gitmişti. Üst düzey Rus yetkililerle görüşen Burns, Moskova’yı olası bir işgalin doğuracağı sonuçlar konusunda uyarmıştı. Bu ziyaretten yaklaşık üç ay sonra, 24 Şubat 2022’de Rusya, Ukrayna’ya yönelik kapsamlı işgal hareketini başlattı. Burns daha sonra bu geziden, Putin’in savaşa girme konusunda kesin kararlı olduğuna ikna olarak döndüğünü ifade etmişti.

Bu durum, Ratcliffe’in ziyaretinin de mutlaka aynı uyarı mesajını taşıdığı anlamına gelmez; ancak aradaki paralelliği göz ardı etmek oldukça güç. Özellikle de bu tablo, potansiyel olarak önemli bir diğer ayrıntıyla birlikte değerlendirildiğinde: Ratcliffe Moskova’ya Riga, Letonya üzerinden uçtu.

Letonya, önceki analizimde Rusya’nın NATO’yu sınırlı düzeyde test etme hamlelerine karşı hassas olabileceğini belirttiğim ülkelerden biriydi. Ratcliffe’in Riga’daki 24 saatlik mola süresinin Letonya’nın güvenliğiyle veya Rusya’nın Baltık devletlerine yönelik niyetleriyle bir ilgisi olduğuna dair somut bir kanıt bulunmasa da, bu tür bir değerlendirmede coğrafya büyük önem taşır—özellikle de söz konusu ülke zaten incelenen senaryolardan biri olarak tanımlanmışsa.

Önceki analizimde vurguladığım üzere, Rus insansız hava araçları ve deniz sistemleri son birkaç haftadır NATO üyelerinin hava sahalarını ve karasularını defaatle ihlal etti. Letonya da bu süreçte sınanan ülkeler arasındaydı. 14 Ağustos’ta NATO savaş uçakları Letonya hava sahasında Ukrayna’ya ait bir İHA vurarak düşürdü; Letonya Ulusal Silahlı Kuvvetleri, insansız hava aracının Rus elektronik harp faaliyetleri sonucunda ülke hava sahasına girdiğini açıkladı.

Buna ek olarak, üst düzey hükümet yetkililerini taşımak için kullanılan C-40B tipi bir uçak, C-17A’dan birkaç saat sonra Riga’ya ulaştı. Açık kaynaklı uçuş takip verileri C-40B’nin Moskova’ya devam ettiğini göstermiyor; bu nedenle uçuşun amacı ve Ratcliffe ile olan bağlantısı belirsizliğini koruyor. Yine de bu durum, Washington’ın istihbarat başkanını Moskova’ya gönderdiği tam da bu anda, Letonya çevresindeki olağandışı ABD hareketliliğine açıklanmamış yeni bir halka ekliyor.

Önceki analizim, Rusya’nın NATO’yu sınayıp sınamadığını ortaya çıkarmayı amaçlıyordu. Mevcut tablo ise başka bir soruyu gündeme getiriyor: Bu olasılık etrafındaki istihbarat ortamı, Washington’ın Moskova ile doğrudan bir temas kanalı kurmasını gerektirecek kadar kritik bir seviyeye mi ulaştı?

Bu ziyarete dair iyimser yorum, Washington’ın gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla bir iletişim kanalı açtığı yönünde olacaktır. Daha karamsar yorum ise Washington’ın gerilimin tırmanma olasılığını son derece yüksek gördüğünü ve bu nedenle CIA Direktörünü doğrudan Rus liderliğiyle temas kurması için Moskova’ya gönderdiğini öne sürer.

Mevcut durumda, ikinci seçeneğe işaret eden sinyaller daha ağır basmaktadır. Özellikle Rus makamlarının son bir hafta içinde Verkhny Lars sınır kapısından 113.000’den fazla kişinin geçtiğini bildirmesi ve basının bu durumu sonbaharda gerçekleşebilecek yeni bir seferberlik dalgası söylentilerine bağlaması bu tabloyu destekler niteliktedir. Ancak bu rakamın her iki yöndeki hareketliliği kapsadığını da belirtmek gerekir.

Daha somut bir gelişme olarak Wall Street Journal, Batılı istihbarat yetkililerinin Rusya’nın Kaliningrad dahil olmak üzere olası bir seferberliğe hazırlık durumunu test eden tatbikatlar gerçekleştirdiğini gözlemlediğini aktarıyor. Bu durum Ukrayna’daki savaşı sürdürme veya genişletme hazırlıklarına işaret edebileceği gibi, söz konusu tatbikatlar Kaliningrad’ın NATO’ya olan yakınlığı göz önüne alındığında oldukça dikkat çekicidir. Ancak bunun ne derece kritik olduğu, Rusya’nın batı kanadına doğru güç kaydırıp kaydırmayacağına bağlıdır.

Rusya üç farklı şekilde hareket edebilir:

Hipotez 1

Rusya, NATO topraklarında kolektif bir yanıt tetiklenmeden ne kadar ileri gidebileceğini ölçtüğü mevcut sınama kampanyasını sürdürür ve genişletir. NATO, İHA’ları düşürerek ve devriyeleri artırarak yanıt vermiş olsa da, şu ana kadar yaşanan olayların hiçbiri kolektif bir askeri çatışmayı tetiklemedi. Bu durum, Rusya açısından askeri eşiği aşmaksızın hibrit taktikler yoluyla baskıyı artırma yönünde bir teşvik yaratabilir.

Hipotez 2 

Rusya; mevcut bilgiler ışığında Letonya’da veya başka bir Baltık devletinde kasıtlı ve sınırlı bir toprak gaspı ya da sınır ihlali gerçekleştirebilir. Rusya’nın NATO’yu yenebileceğine inanmasına gerek yoktur; NATO’nun tereddüt edebileceğine inanması yeterlidir. Önceki analizimde de belirttiğim gibi Putin, durum nasıl gelişirse gelişsin bunu kaybetme riski olmayan bir kumar olarak görebilir:

  • NATO yanıt vermezse, NATO’nun güvenirliği ve Madde 5 güvencesi ciddi şekilde zayıflar.
  • NATO askeri olarak yanıt verirse, Moskova iç kamuoyunda kendisini NATO tarafından saldırıya uğramış gibi gösterebilir ve bu çatışmayı yeni bir seferberliği meşrulaştırmak için kullanabilir.
  • NATO temkinli bir yanıt verirse, Rusya gerçek eşiğin nerede olduğuna dair istihbarat elde eder. Ancak son seçenek Rusya’nın çıkarlarına ciddi şekilde zarar verir.
  • NATO hızlı ve kolektif bir şekilde yanıt verirse, Rusya geri adım atar ve sınama başarısız olur.

Hipotez 3 

Ancak bir başka olasılık daha mevcuttur; nitekim bu senaryolar birbirini dışlayan nitelikte değildir. Rusya, Avrupa’daki hibrit kampanyasını sürdürürken Ukrayna için ek kuvvetleri seferber edebilir ve eş zamanlı olarak NATO ile sınırlı bir gerilim yaratabilir. Böyle bir senaryoda, münferit olaylar muğlak görünebilir ancak bunların birikimli etkisi son derece kritik bir hal alır.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.