Hâlâ organik yazılar okuduğunuza şükredin derim!

30 Mayıs 2026

Bazen yazı ve konu sizi seçer, siz onu seçmeden önce. 

Kafamdaki tilki şunu yaz artık diyordu da, ben de tamam bakarız diyordum ona. Oysa yakın zamanda tilkiyi kullanan da çok az kalacak.

Yapay zeka ajanınız size konuyu önerecek ya da yazıp verecek, şunu bir elden geçir artık bir zahmet diyerek.

Zihin için bir bisiklettir yapay zeka diyen Steve Jobs’a mı inanırsınız yoksa dahi yönetmen Steven Spielberg’in “Yapay zekâyı bir araç olarak kullanın ama yaratıcı bir şeyde son söz olarak yapay zekâyı kullanmayın. İşte burada sınırı çiziyorum. Bence sanatta otantik olarak düşünülecek her şeyin insandan gelmesi gerekiyor” demesine mi?

Bu konuda ben Nasreddin Hoca gibi düşünüyorum. O da haklı, öbürü de. 

Karşı çıkarsanız her gün biraz daha doğallaşan yapay zekanın gelişim selinin altında kalırsınız, onu sevmeseniz de doğasını kabullenirseniz üstünde bir gün sörf bile yapabilirsiniz. Bu da yaşınıza, işinize, beklentilerinize göre belirlenir.

Henüz kariyerinizin başındaysanız, kabullenmeniz daha doğru. 

Unumu eledim, eleği de duvara astım diyorsanız, artık doktor sizin için ne yerse yesin demiştir, belli ki. 

The New Yorker’da, Joshua Rothman, haftalık köşe yazısında insan olmanın ne anlama geldiğine dair bir yazı yazmış. Tabii konu, bu alana sığmayacak kadar derin.

Ben Robot Değilim adlı kitabında hayatının her anını yapay zekaya teslim etmiş eski bir teknoloji yazarını anlatıyor. Orda da varılan sonuç, eğer evde, işte, okuma-yazma ve başarılı olma becerisine sahipseniz, web sitesi yapmaya, kod yazdırmaya veya üretken sanat yaratmaya ihtiyacınız yoksa yapay zekayla ve hayatınızdaki diğer akıllı aygıtlarla yaşamak size yük gibi gelebilir. Yani herkes için tek bir doğru yok.

Biraz aşırı bir örnek ama, görme engelliyseniz yeni geliştirilen zeki gözlükler sayesinde duyarak görebilir, yönlendirmelerden  yararlanabilirsiniz. Ama saç kesiminizi yapay zekanın, bak şöyle kestirirsen güzel olur danışmanlığına bırakmak yerine

kuaförünüze bırakmak daha geçerli hâlâ. 

Kendi aklınıza haftalık ya da aylık abonelik ödememeniz de ayrı bir artı.

Çünkü yapay zeka, ücretsiz kullanabileceğiniz bir şey değil. En fazla kısa bir süre test yaptırıp sizi özendirebilirler.

Zaman sorununuz yoksa kendinize teşvik etmeniz sanki daha akıllıca. 

Şair Ahmet Hamdi Tanpınar, şu zamanları görmediği halde

“Ne içindeyim zamanın

Ne de büsbütün dışında

Yekpare geniş bir anın

Parçalanmaz akışında”

diyerek, günümüzün moda cümlesi olan kendini akışa bırak’ın öncüsü olmuştur. Aceleye gerek yoktur, yani. 

Ama yukarda sözünü ettiğim romanın kahramanı gibiyseniz, bir Zoom görüşmesine avatarınızı göndermeniz işinizi görür. Lakin sizi mutlu etmez.

Çünkü fikirler, beyin fırtınalarından, laf lafı açarlardan çıkar. Yapay zeka ise size şöyle der: Şimdi bu yazının klasik ve ciddi olmasını mı istersin yoksa sana mizahi bir versiyonunu mu yapayım? Hatta daha sert de yazabilirim. 

Oysa kendiniz yazarsanız, bütün bunları bulma yolculuğunu da yapacak ve o zevki tadacaksınız.

Buradan The New Yorker yazarının görüşüne geçersek “Yapay zeka her yerde, ancak herkese uyan bir teknoloji değil.

Kendi sorunlarınız üzerinde, kendi sonuçlarınızı çıkartarak, kendiniz denemeniz gereken bir şey.”

Özellikle tıbbi alandaki araştırmalarda, yeni aşılar, robotik operasyonlar, genetik özel tedaviler geliştirmek için harika bir yardımcı olduğu kesin. Yine de yanlış bir robotik operasyonda hukuki olarak kim sorumlu olacak belirsiz.

Geçen yıl gözüme akıllı mercek taktırmaya heves etmiştim. 7-8 ayrı testten ve doktordan geçtikten sonra krala yönlendirildim.

Yani baş operatöre. Kral beni epey beklettikten sonra makamına aldı. Önüme bir broşür koyup TV’yi açtı.

Operasyonu hangi yeni robotla, nasıl milimetrik şekilde yaptıklarını anlattı. Robotun benzersizliği, en güçlü argümandı.

Tamam, dedim. Çıktım… 

Hayır, operasyondan vazgeçtim.

Robot tamamdı da adamın robotlaşması tamam değildi.

Yapay zekanın insanları ele geçirmesine karşıyım ben. 

İnsanların onu kullanmasına değil.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.