Sokrat’tan (MÖ 470-399) önce Antik Yunan’daki filozoflar ağırlıklı olarak dünyanın anlamı ve kökeni nedir sorusuna cevaplar bulabilmek için düşünmüştü.
Sokrat’a gelindiğinde Antik Yunan felsefesinde ciddi ve büyük bir paradigma dönüşümü olduğunu söyleyebilirim.
***
Sokrat daha önce sorulan soruyu ve ona verilen spekülatif cevapların yönünü değiştirerek “İyi yaşam ne demektir” sorusunu gündeme soktu. Bu sorunun gündeme gelmesi Batı medeniyeti tarihinde ciddi paradigma kopuşunun yaşandığı ve yeni bir felsefi arayışın başladığı ‘an’dır(moment).
***
Sokrat’a göre insan içindeki ‘ben’i düşünerek ve düşüncesinin sınırlarını genişleterek benliğini zenginleştiriyorsa onun için iyi hayatın tanımı odur.
***
Bu soruya cevap arayışı bir defa başladığında diğer filozofların buna verdiği değişik cevaplar da vardı gayet tabii ki.
***
Örneğin Immanuel Kant iyi yaşama insanın kendisi için seçtiği yaşamı zenginleştirip başka insanlarla tatmin edici ilişkiler kurarak, yaşama ve kendisine karşı sorumlu olarak ulaşılabileceğini düşünmüş.
***
Seneca mutlu yaşamın insanın kendi tabiatıyla harmoni (uyum) içinde olmasıyla yakalanabileceğini söylemiş.
***
Antoine de Saint-Exupery mutluluğun bizim dışımızdaki şeylere değil, o dış etkilere nasıl tepki verdiğimize, onlarla nasıl yüzleştiğimize bağlı olduğunu düşünüyor.
***
Roma’nın iyi yaşam şairi Horace ise dostluklara, arkadaşlıklara ağırlık veren basit bir yaşamın iyi yaşam olduğunu düşünüyor.
***
Epikür felsefesine inananların soruya verdiği cevap çok daha keyfe açık tabii, onlar hayatta mutluluk ve keyif peşinde koşmanın iyi hayatın temeli olduğunu düşünüyor.
***
Geçmiş böyle olmasına rağmen ‘iyi yaşam nedir ’sorusuna cevap arayışı hala sürüyor.
Bu da çok normal, çünkü Zeitgeist değiştikçe, hayat farklılaştıkça eski soruya yeni cevaplar verilmesi zorunluluğu doğuyor ve felsefe yine göreve çağrılıyor.
***
Benim bu dönemde amacım teknolojiyi, bilimi, yapay zekayı tartışmak değil onların bulunduğu ve hayatın ana söylemini belirlediği bir ortamda iyi yaşam nasıl olmalı sorusuna cevap vermenin mümkün olup olmadığını sorgulamak.
Yukarıda verdiğim yaklaşımlara baktığımızda beni çok zorlarsanız iyi yaşam tanımımın Epikürcü felsefeye yakın olduğunu söyleyebilirim.
Ama bu yetmez, çünkü o felsefenin tanımında yer alan ‘mutluluk ve keyif peşinde koşmanın’ nasıl olacağına hepimizin farklı cevaplar vermesi normal.
Örneğin benim için iyi hayatın tanımı hayat koşulları ne olursa olsun, hızlanmam, daha bağlantılı olmam için üstümde ne kadar baskı olursa olsun elime bir kitap alıp ona (Charin’in Le Philosophe Lisant adlı meşhur tablosunda olduğu gibi) yoğunlaşmak ve bir yandan notlar alarak onu okurken bir yanda da aldığım notların ileride yazacağım bir kitapta nasıl kullanılabileceğini düşünebilmemin mümkün olduğu sakin ortamı yaratabilmektir.