İnsanı harekete geçiren yakıt herkes için farklı. Kimi zaman bir haksızlığa duyulan öfke, kimi zaman birlikte üretmenin gücü, kimi zaman da henüz denenmemiş bir fikrin heyecanı… Genwise’ın “Yakıtınız Ne?” buluşmasında girişimciliği, cesareti ve harekete geçmenin gücünü konuştuk.
Genwise’da 4. yılımızı ve 12. kampımızı hafta sonunda tamamladık. Altı hafta boyunca hep birlikte öğrendik, paylaştık, anlattık, dinledik. Kendi yakıtımızı ve bizi harekete geçirecek yeni yolları aradık ve bulduk. Kampın kapanışında tam altı saat boyunca yaratıcı endüstrilerden sivil topluma, topluluklardan yeni medya işlerine, danışmanlıktan güzellik ürünlerine uzanan birbirinden farklı iş fikirlerini dinledik. Bol bol alkışladık. Mesele yalnızca girişmek değil; insanın kendisini neyin harekete geçirdiğini keşfetmesi.
Hepimizde bu yakıt değişebiliyor. Ama artık emin olduğum bazı net fikirlerim var;
Farklı kuşak, disiplin ve kafada insanlarla çalışmak çok iyi geliyor hepimize.
Genwise’da 4. yılımızı ve 12. kampımızı hafta sonunda tamamladık. Altı hafta boyunca hep birlikte öğrendik, paylaştık, anlattık, dinledik. Kendi yakıtımızı ve bizi harekete geçirecek yeni yolları aradık ve bulduk.
Kampın kapanışında tam altı saat boyunca yaratıcı endüstrilerden sivil topluma, topluluklardan yeni medya işlerine, danışmanlıktan güzellik ürünlerine uzanan birbirinden farklı iş fikirlerini dinledik. Bol bol alkışladık.
Bir tam günümüzü birbirimize ayırdık. Cömertçe kaynaklarımızı açtık, sorularla besledik, duygusal emeğimizi verdik.
Bizim için kampın bitmesi, yolculuğun bitmesi demek değil. Haftaya bire bir görüşmelerimiz, Aralık başında ise toplu olarak ‘nasıl gidiyoruz?’ buluşmalarımız var.
Mezunlarımızı Genwise topluluğuna dahil ediyor, bire bir takip görüşmeleri ve tüm mezunlarımızı bir araya getiren buluşmalarla yol arkadaşlığımızı sürdürüyoruz.
Genwise’da yeni ürünler geliştirmek ve etkimizi büyütmek de hep gündemimizde. Bu yıl bahar aylarında başlattığımız ‘Harekete Geçiren Buluşmalar’ bunlardan biri.
Geçen hafta üçüncüsünü, “Yakıtınız Ne?” temasıyla gerçekleştirdik.
Son üç gündür süren yağmur, fırtına ve sel uyarılarına rağmen 60’a yakın katılımcıyla Maslak’ta buluştuk. O havada kalkıp gelen herkes zaten çoktan harekete geçmişti!
Buluşmanın enerjisini üç şey artırdı.
Birincisi, konuğumuz Bedriye Hülya’ydı.
Girişimcilik kavramının ete kemiğe bürünmüş hâli gibiydi. Sakin, bilge ve cömertti.
Beyaz yakalı olarak başladığı iş hayatında otel ve restoran işletmeciliği yaptı. İşletme eğitiminin üzerine psikoloji okudu, ardından sosyal girişimci oldu. Bugün psikoterapist olarak da çalışıyor. Ama masasında bekleyen onlarca yeni fikirle hâlâ bir girişimci. Yerinde durmaya pek niyeti yok!
İkincisi, katılımcılarımızdı.
Her yaştan, her kuşaktan, farklı dünyalardan insanlar bir aradaydı. Herkes birbirini tanımaya, yeni bağlantılar kurmaya hevesliydi. Sorular soruldu, sohbetler edildi, kartvizitler değiştirildi.
Üçüncüsü, ev sahibimiz MSA’nın cömertliği ve ev sahipliğiydi.
Sitare’nin, Mehtap’ın, Dila’nın ve şeflerin bize, buluşmamıza ve yaptığımız işe gösterdikleri özen ve emek harikaydı.
Harekete Geçiren Buluşmalar’ı üç bölümden oluşan, üç saatlik bir akışla tasarladık.
Önce tanışıyor, birbirimizin kilitlerini açıyor ve biraz harekete geçiyoruz. Ardından bu yollardan geçmiş, deneyimini cömertçe paylaşan bir konuktan cesaret ve ilham alıyoruz. Son bölümde ise MSA şeflerinin mutfağında güzel yemekler ve sohbetlerle buluşmayı tamamlıyoruz.
Bu kez ilk bölümde bizi harekete geçmekten alıkoyan nedenleri konuştuk. Ardından bizi harekete geçirecek yakıtın ne olabileceğini aradık.
Ama gecenin asıl yakıtı sahneye davet ettiğimiz Bedriye’den geldi.
Neler mi anlattı?
– Seni harekete geçiren ne? Yakıtın ne?
“Beni harekete geçiren öfkem oluyor. Ona buna sinirlenmek yerine iş kuruyorum. Adaletsizlik varsa düzeltmekte fayda var.”
– Tek başına mı, ekiple mi iş kuruyorsun?
“Ben hiçbir işe tek başıma girmedim. Hep kadınlarla girdim.
İyi olmadığım işler var. Mesela yöneticiliği iyi yapamıyorum. O işlerde bana destek olacak arkadaşlarım vardır.”
– Girişimcilere ne söylersin?
“Girişimcilikte düşüp kalkmak önemli. Dayanıklı olmak lazım.
Başlamadan önce çok araştırma yaparım. Birisi de artık ‘Tamam, başlayalım’ desin isterim. Ama araştırma yapmadan da başlamayın.
İş kurmamış birinden tavsiye almayın.
‘Yaparsın’ diyenlerle yan yana gelin. Yoksa ‘Yapma, yapamazsın, batarsın’ diyen çok.
İnsan kendi potansiyelini düşünerek akıl veriyor. Belki benim potansiyelim ve cesaretim daha büyüktür.”
– Kimler girişimci olmasın?
Bu sorunun cevabında ‘kontrol odağı’mıza dikkat çekti.
Bir işe başlarken ya da belirsizliklerle karşılaştığımızda kontrolü nerede arıyoruz? Kendimizde mi, dışarıda mı?
Kontrol odağımız sürekli dışarıdaysa başkalarının değerlendirmelerine ve koşullara fazlasıyla bağımlı hâle gelebiliriz. Her başarısızlığın sorumlusunu dışarıda aramak, girişimciliğin gerektirdiği sorumluluğu almamızı engeller.
“Hoca bana taktı” deyip hiçbir şey yapmamak yerine, “Acaba biraz daha çalışsaydım daha iyi bir sonuç alabilir miydim?” diye sormak gerekiyor.
Elbette dışarıdan gelen geri bildirimlere ve değişen koşullara da açık olmak şart. Önemli olan kendi kararlarımızın sorumluluğunu alırken çevremizi dinlemeyi unutmamak.
Psikolojiyle işletmeyi bir araya getiren başka güzel cümleleri de vardı:
“Davranmamaya imkân yok. Hayat bu.”
“Alışınca insan kuduruyor gibi bir şey. Bir kere iş kurunca kafa öyle çalışıyor. Ay, bunu da çözelim, şuna da öyle bakalım…”
Peki, kafasında bekleyen yeni iş fikirleri nelerdi?
Birbirinden ilginç örnekler verdi.
“Ege’ye nasıl yerleşilir?”
“Ege’de tesisatçı yok! Oradan başlanabilir.”
Yazın World Economic Forum’un fellow’u olarak ziyaret ettiği Bask bölgesindeki deneyimlerinden ve dünyanın en büyük işçi kooperatifi olan Mondragon’dan nasıl etkilendiğinden söz etti.
Çalışanların aynı zamanda şirketin sahibi olduğu bu sistemde 120 kooperatif var ve herkesin bir oyu bulunuyor.
“Kooperatif kuralım, neyi dahil edelim?” diye yola çıkmışlar. Dayanışmayı sistemin içine öyle yerleştirmişler ki dayanışmamak neredeyse imkânsız hâle gelmiş.
Ve bence gecenin en güzel cümlesini kurdu:
“Sen önce harekete geçeceksin, sonra ilham arkadan gelir.”
Bedriye Hülya’nın Lazım Sen Saftirik Halinle Bu İşleri Nasıl Yapıyorsun? kitabını mutlaka okuyun. Instagram’daki Optalidons hesabını da takip edin.
“Benden başka ne olur?” sorusunun cevabı sandığımızdan çok daha fazla olabilir.
İlk kez katılanlardan gelen mesajlar da gecenin enerjisini güzel özetliyordu:
“Harika bir akşamdı. Uzun zamandır hiç bu kadar heyecanlanmamıştım.”
“Enerjisi çok yüksek bir buluşmaydı.”
Biz de yağmura rağmen Maslak’a gelen, enerjisini ve merakını bizimle paylaşan herkese teşekkür ederek, mutlu ve umutlu bir şekilde evin yolunu tuttuk.
“Önce harekete geç, sonra ilham gelir.”
Bedriye Hülya’nın bu cümlesinin altına hep birlikte imzamızı atarız.
Teşekkürler Bedriye. İyi ki geldin!
9 Kasım 2026 - Senin Yakıtın Ne?
3 Kasım 2026 - İstanbul Maratonu ve Mutluluk Sebebim
26 Ekim 2026 - Kurumsalda Mutlu Yaşam Mümkün mü?
12 Ekim 2026 - Batırma Hikâyelerimizi Önce Kendimize Anlatmak Lazım
Tuğrul Ağırbaş Kimdir?
30 yılı aşkın süre ile Türkiye, Rusya ve CIS ülkelerinde FMCG alanında değişik görevler alan Tuğrul Ağırbaş, son 20 yıldır Efes’in global marka olma, satınalma ve birleşme projeleri ve yeni pazarlara giriş işlerini yürüten ekipte, büyüme odaklı projelere liderlik yapmıştır.
Pertevniyal Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Tuğrul Ağırbaş öğrenim hayatı boyunca Kapalıçarşı’da değişik alanlarda çalışarak, ticareti ve tüketici davranışlarını öğrenme şansına sahip oldu.
İş hayatına 1990 yılına Anadolu Efes’te Pazarlama uzmanı olarak başlayan Ağırbaş, sırasıyla Proje Geliştirme, Satış ve Pazarlama’da görev aldıktan sonra, son olarak da değişik ülkelerde 16 yıl boyunca Genel Müdürlük görevlerini sürdürdü.
Anadolu Efes’in Rusya operayonunu 10 yıl boyunca yönetti ve dünyanın en büyük bira pazarlarından biri olan Rusya’da satınalma ve birleşmelerle firma pazar payını ikinciliğe taşıyan ekibe liderlik yaptı. Türkiye,Rusya ve çalıştığı diğer ülkelerde büyüme odağıyla çok sayıda yeniliği ve markayı tüketicisiyle buluşturdu.
Efes Türkiye Genel Müdürlük görevini yürüttüğü dönemde ise, marka ve kurumun topluma katkısını büyütme amaçlı, pazarı büyütmeye yönelik, bira kültürü oluşturma ve inovasyon, kültür, sanat, turizm ve spor alanında çok sayıda projeye öncülük etmiş ve tüm paydaşlara katkı sağlayan stratejileri hayata geçirmiştir.
İnovasyon ve yeni ürünlerin hem hızını artırma hem de etkisini büyütme amaçlı, inovasyon ve kurum içi girişimcilik çalışmalarını yapılandırarak ve ekosistemdeki çok sayıda girişimle işbirliği kurarak, Efes’in Start-Up dostu şirket olması yönünde çalışmalara öncülük etmiştir.
Halen çalışmalarını yurtiçi ve yurtdışı şirket ve girişimlere danışmanlık ve üst düzey yöneticilere koçluk yaparak sürdürmekte olan Ağırbaş, Türkiye’de kurumsal şirketlerin, girişimci kurumlara dönüşmesi vizyonu ile 2018’de kurulan ‘ Girişimci Kurumlar Platformu’nun danışma kurulu üyesi ve başkanıdır.
2022 sonunda, ortağı Zeynep Kurmuş ile birlikte, 40+ yaş ve kurumsal deneyimi olanlar için, birikmiş deneyim ve tecrübelerin yeni işlere ve girişimlere dönüşmesini sağlayan, üretim ve paketleme kampı Genwise girişimini hayata geçirmiştir.
Köylerde, çocuktan başlayarak tüm topluma yayılacak yenilikçi bir eğitim anlayışını hayata geçirmek için 2016’da kurulan Köy Okulları Değişim Ağı- KODA’nın yönetim kurulunda görev almaktadır.