Minguzzi Kanunu

12 Ağustos 2026

Mattia Ahmet Minguzzi…

İstanbul’da, Kadıköy’de, bıçaklı bir saldırı sonucu hayatını kaybetti.

Daha doğrusu, hunharca bir şekilde katledildi.

Alçakça.

Kahpece.

Hepimiz o görüntülere denk geldik.

Aklımız gitti.

Bir annenin, bir babanın yaşadığı tarifsiz acıyı yüreğimizin en derininde hissettik. (Ya tanık olduk diyelim, hissetmemize olanak yok:)

Ve şimdi bu ülkede bir kanun var, kamuoyu bu kanuna onun adını verdi.

“Minguzzi Kanunu.”

Resmî adı “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.”

18 madde…

7 ayrı kanunda değişiklik…

Ne getiriyor?

15-18 yaş grubunda, ağırlaştırılmış müebbet karşılığı ceza 18-24 yıldan 19-27 yıla çıkıyor.

Müebbet karşılığı ceza 12-15 yıldan 15-18 yıla.

Kasten öldürmede ve en ağır sonuçlu yaralamada hâkim artık yaş indirimini hiç uygulamayabilecek.

“Suça sürüklenen çocuk” ifadesi kalktı. Yerine “adli süreçteki çocuk” geldi.

Bir de şu var ve bence en az cezalar kadar önemli:

Ateşli silahını özensiz bırakan, çocuğun eline geçmesine sebep olan kişi artık suç işlemiş sayılacak. 1 yıldan 3 yıla kadar hapis.

15 yaşından küçükler için sosyal inceleme zorunlu hale geldi.

Kesici, delici aletlerin çocuklara satışına yeni yasaklar geliyor.

Onlar, 1 Aralık 2026’da yürürlüğe girecek.

Şimdi asıl söylemek istediğim yere geliyorum:

Bu yasa kendiliğinden çıkmadı.

Bu yasa, bir annenin adalet mücadelesinden doğdu.

Bu yasa, Minguzzi’nin annesi Yasemin’in bu cinayetin peşini bırakmamasıyla çıktı.

Evladını kaybetmiş bir kadının…

Herkesin unuttuğu yerde unutmamasıyla…

Konuşmasıyla…

Israr etmesiyle…

Yorulmamasıyla…

Bir de Atlas Çağlayan var.

Onun adı da bu düzenlemenin arkasında.

Yani bu ülkede bir şeyin değişmesi için, önce bir çocuğun (pek çok çocuğun) ölmesi gerekiyor.

Sonra da o çocuğun ailesinin (bütün o ailelerin) yıllarca yakasını bırakmaması…

En azından bir adım atılmış olmasına seviniyoruz ama…

Buna ilerleme mi diyeceğiz?

Yoksa utanç mı?

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.