Çevreye büyük zarar veren geleneksel çimento üretimine karşı ezber bozan bir adım atan bilim insanları inşaat sektöründe sıra dışı bir yönteme imza attı. İnsan dışkısını özel işlemlerden geçirerek beton karışımına ekliyorlar.
Küresel karbon salımının en büyük sorumlularından biri olan çimento üretimine karşı bilim insanları ezber bozan bir alternatif geliştirdi. Hindistan’daki Manipal University Jaipur bünyesinde çalışan araştırmacılar insan dışkılarını özel bir işlemden geçirerek betonun dayanıklılığını gözle görülür şekilde artıran sıra dışı bir yönteme imza attı.
İnşaat mühendisi Raghuvesh Tiwari liderliğindeki ekip çalışmada insan atıklarını doğrudan inşaat malzemesine dönüştürmedi. Arıtma tesislerinden alınan dışkı çamuru önce kurutuldu, ardından oksijensiz ortamda 350 ile 450 derece arasındaki yüksek sıcaklıklarda pişirilerek “biyokömür” haline getirildi. İnce toz formuna getirilen bu malzeme geleneksel beton karışımındaki çimentoyla farklı oranlarda ikame edildi.
Scientific Reports dergisinde yer alan araştırmanın sonuçları sektörde büyük yankı uyandırdı. Yapılan testlerde çimentonun yüzde 10’luk kısmının biyokömürle değiştirildiği karışımda betonun dayanımının yüzde 42 oranında arttığı tespit edildi. Çimentonun yüzde 5’inin değiştirildiği senaryoda ise betonun basınç dayanımında yüzde 20, eğilme dayanımında ise yüzde 36’lık artış kaydedildi.
Biyokömürün betonu daha sağlam hale getirmesinin arkasında mikroskobik düzeydeki fiziksel ve kimyasal süreçler yatıyor. Gözenekli yapısı sayesinde bünyesinde su tutabilen biyokömür betonun sertleşme sürecinde ihtiyaç duyduğu nemi yavaşça salarak kimyasal tepkimenin kesintisiz sürmesini sağlıyor. Ayrıca silika bakımından zengin olan bu malzeme çimentodaki bileşenlerle reaksiyona girerek yapının daha yoğun ve boşluksuz bir forma kavuşmasına yardımcı oluyor.
Elde edilen olumlu verilere rağmen uzmanlar temkinli olmak gerektiğini hatırlatıyor. Malzemenin aşırı sıcaklık, donma-çözülme döngüleri ve zamanla ağır metallerin çevreye sızma riski gibi gerçek saha koşullarındaki dayanıklılığının detaylıca test edilmesi gerekiyor. Yöntemin uzun vadeli karbon tasarrufu netleşmemiş olsa da atık yönetimi ve çevreci yapı malzemeleri açısından oldukça vaat edici bir adım olarak değerlendiriliyor.