119 sanatçı, 230 yapıt: İstanbul Modern’de ‘Aynı Mavinin Altında’

İstanbul Modern’in onuncu koleksiyon sergisi “Aynı Mavinin Altında”, bugün kapılarını açtı. 1940’lardan bugüne uzanan ve 119 sanatçının 230 yapıtını buluşturan sergi, farklı dönemleri ve sanatçıları ortak sorular etrafında bir araya getiriyor.

Kültür Sanat 9 Eylül 2026

Bir müze koleksiyonu ne zaman tamamlanır? Belki de hiçbir zaman. Çünkü yapıtlar yerlerinde sabit kalsa da onlara bakış değişir; aynı eser, başka bir eserle yan yana geldiğinde başka bir hikâye anlatmaya başlar. İstanbul Modern’in yeni koleksiyon sergisi “Aynı Mavinin Altında” bu soruya iyi bir yanıt veriyor. 

Müzenin onuncu koleksiyon sergisi olan çalışma, 1940’lardan günümüze Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın geçirdiği dönüşümü yeniden ele alıyor. Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Koleksiyon Sergi Salonu’ndan müzenin farklı katlarına, fuayelerinden kütüphanesine uzanan sergide 119 sanatçının 230 yapıtı yer alıyor. Yapıtların 43’ü ise ilk kez izleyici karşısında.

Çelenk Bafra ve Deniz Pehlivaner’in küratörlüğünü üstlendiği serginin başlığındaki “mavi”, ilk bakışta bir renk üzerinden kurulmuş şiirsel bir anlatı izlenimi yaratıyor. Ancak serginin önerisi bundan daha geniş. Mavi burada denizi ve gökyüzünü, uzaklığı ve yakınlaşmayı, özgürlüğü ve ufku çağrıştıran; farklı yapıtları aynı estetikte eritmeden yan yana getiren bir düşünme alanı olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla sergide “mavi” olan yapıtları aramak yerine, birbirinden uzak görünen yapıtların hangi sorular etrafında birbirine yaklaştığına bakmak gerekiyor.

İstanbul Modern Artistik Direktörü Çelenk Bafra, serginin yapısına ve küratöryel kurgusuna ilişkin, “Aynı Mavinin Altında, kronolojik sanat tarihi anlatısını bütünüyle terk etmeden, tarihsel süreklilik ile tematik okumaları aynı kurgu içinde buluşturan bölümlerden oluşuyor. Sergiye adını veren mavi, farklı dönemler ve coğrafyalar arasında yeni ilişkiler kurulmasını sağlayan kavramsal bir zemin sunuyor” ifadelerini kullanıyor.

Serginin eş küratörü Deniz Pehlivaner ise, “Aynı Mavinin Altında”nın 1940’lardan günümüze uzanan sanat üretimlerini bugün de güncelliğini koruyan meseleler üzerinden yeniden düşünmeye davet ettiğini belirtiyor. Pehlivaner, sanat tarihsel ilişkiler, sanatçılar arasındaki bağlantılar ve kadın sanatçıların görünürlüğünün serginin öne çıkan başlıkları arasında yer aldığını vurguluyor.

Küratöryel metinde Walter Benjamin’in tarih anlayışına da gönderme yapan Pehlivaner, koleksiyonun geçmişi sabitleyen bir yapı olmaktan ziyade bugünün soruları üzerinden yeniden okunabileceğine dikkat çekiyor. 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.