Karaburun’un Eğlenhoca köyünde bir köşe var.
O köşede de Melek Teyze…
Yazın orada, kışın orada. Yıllardır aynı yerde, aynı emekle, aynı dürüstlükle…
Ne zaman yolum düşse onu orada görmek bana öyle iyi geliyor ki!
Bazı insanlar vardır, varlıkları insana güven verir. Hayat değişir, dünya değişir ama onlar bildiğiniz yerdedir. İyi ki de öyledirler.
Melek Teyze tam da öyle biri.
Çalışıyor, üretiyor, yetiştiriyor, topluyor, kuruyor, hazırlıyor, satıyor… Hiç durmadan!
Tezgâhında ne mi var?
Mis gibi turşular, çeşit çeşit reçeller, zeytinler, zeytinyağı, biberler, cevizler… Bir de o muhteşem ayvaları!
Ama beni en çok etkileyen sattıkları değil, satmadıkları!
“Ben yemediğim şeyi kimseye satmam!” diyor.

Bir kavanozun kapağı kabarsın, hemen ayırıyor. Ayvası istediği olgunluğa gelmesin, tezgâha koymuyor.
Bu devirde ne kıymetli bir vicdan, ne güzel bir esnaf ahlakı!
Bugün aslında Karaburun’un çok özel bir hazinesi için gittim yanına: Hurma zeytini!
Dalında doğal olarak tatlanan, acılığı azalan, Karaburun Yarımadası’nın en özel lezzetlerinden biri. Mevsimi de başladı!
Ben her yıl Melek Teyze’nin tezgâhından alıyorum. Siz de yolunuz düşerse mutlaka sorun.
Bugün tezgahta bulabilir miyim diye gittim. Evini bildiğim için kapısını çaldım.
“Pirinçli tepsi böreği yaptım!” dedi.
Bir de anneannesinden öğrendiği unlu sütlü muhallebiden hazırlamış.
Ah Melek Teyze ah!
Hem karnımı hem kalbimi doyurdun. O böreğin de muhallebinin de tadı damağımda kaldı.
Bir de ailesinin hikâyesini anlattı bana. Elazığ’dan İzmir’e, oradan Kösedere’ye uzanan, kuşaklar boyunca devam eden bir hayat hikâyesi… Yokluklar, tütün tarlaları, taşlı topraklar, çalışarak kurulan bir yuva, büyütülen çocuklar…
Ve bütün bunları anlatırken yüzündeki o kocaman şükür duygusu.

İnsan dinlerken hem duygulanıyor hem utanıyor bazen. Biz nelerden şikâyet ediyoruz, bu kadınlar nelerin üstesinden gelmiş!
Kadın emeği dediğimiz şey bazen büyük laflarda değil, köy meydanındaki küçücük bir tezgâhta saklı.
Karaburun’a yolunuz düşerse Eğlenhoca köy meydanına uğrayın.
Melek Teyze’yi bulun. Turşularından, ayvalarından alın. Hurma zeytinini mutlaka sorun.
Ama en önemlisi, iki dakika durun. Sohbet edin.
Çünkü bazı insanlar yalnızca ürün satmaz.
Bir köyün hafızasını, emeğini, dürüstlüğünü ve insanlığını da yaşatır.
İyi ki varsın Melek Teyze. Ellerine, emeğine, güzel yüreğine sağlık.
23 Ekim 2026 - Bazı insanlar iyi ki hep aynı yerde
18 Ekim 2026 - Bilinçli hasat: Çok üretmek değil, doğru üretmek marifet!
14 Ekim 2026 - Gaziantep’in Baklava Ustaları ve Geleceğe Kalan Miras
11 Ekim 2026 - Yemek İnsanla Pişer: Gaziantep’in Asıl Sırrı
6 Ekim 2026 - Kadim Köklere Dönmek: Karaburun’da İçimize Yaptığımız Yolculuk