Akbelen…
Bu isim aklınıza neyi getiriyor?
Bana ağaçlara sarılan kadınları getiriyor.
Jandarmaya karşı duran köylüleri.
Zeytinini bırakmayan teyzeleri.
Yıllardır nöbet tutan insanları.
Gazetede okudum
Danıştay 6. Dairesi, Akbelen’deki acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurdu.
Hem de oybirliğiyle.
Yani tek bir muhalefet şerhi yok.
Ne demiş mahkeme?
“Acele kamulaştırma istisnai bir yöntemdir.”
“Enerji üretimi ve ekonomik gerekçe tek başına ‘acelelik’ şartını karşılamaz.”
“Bu karar uygulanırsa, giderilmesi imkânsız zararlar doğabilir.”
Şimdi durup düşünelim.
Neyi acele kamulaştırmak istemişlerdi?
679 parsel.
Altı mahalle: Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç, Karacahisar.
Niye?
Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri’ne kömür yetişsin diye.
Kimin arazileri?
Köylülerin.
Üzerinde ne var?
Zeytin ağaçları.
Zeytincilik, o köylülerin geçim kaynağı.
Yani sadece ağaç değil.
Ekmek.
Ev.
Çocuğun okul parası.
Karar, 9 Ocak 2026’da alınmıştı.
Köylüler dava açtı.
Direndi.
Nöbet tuttu.
Bu, bir zafer de değil henüz.
Bu, bir nefes.
Yıllardır tutulan nefesin bir an için bırakılması.
Aklımda kalsın istediğim tek bir cümle var:
DİRENMEK işe yarıyor
10 Mayıs 2026 - Akbelen: Direnen kazanıyor
9 Mayıs 2026 - Afife Ödülleri: İyi ki bu topraklardan Haldun Dormen geçmiş
8 Mayıs 2026 - Kübra’yı öldüren adamın cinayeti nasıl anlattığına bakın…
6 Mayıs 2026 - Pişmaniye dolandırıcılığı eğer gerçekse…
5 Mayıs 2026 - Reklamı yasakladınız şimdi doğurganlık arttı mı?