İrem Hanım merhaba,
48 yaşındayım, 22 yıllık evliyim. İki çocuğumuz var, ikisi de üniversitede. Eşimle yıllardır kötü geçinmiyoruz ama artık ona aşık olmadığımı düşünüyorum. Birlikte yemek yiyoruz, seyahat ediyoruz, arkadaşlarımızla görüşüyoruz. Dışarıdan bakıldığında gayet mutlu bir çiftiz. Ama ben kendimi uzun zamandır evli değil de çok konforlu bir otelde yaşıyormuş gibi hissediyorum. Eşim başarılı bir iş insanı. Güzel bir evimiz, yazlığımız, rahat bir hayatımız var. Ben de çalışıyorum ama onun kazandığının yanında benim maaşım oldukça mütevazı kalıyor. Bazen boşanıp tek başıma yaşamanın hayalini kuruyorum. Sonra o hayatın maddi hesabını yapınca korkuyorum. Alıştığım her şeyden vazgeçebilecek miyim? Geçen gün bir arkadaşıma bunları anlattım. Bana ‘Sen kocanı değil, parasını seviyorsun’ dedi. Çok kırıldım ama acaba haklı mı diye de düşündüm. Sırf hayat standardımı kaybetmemek için evli kalmak beni kötü bir kadın mı yapar?
Değerli Okurum,
Önce arkadaşının hükmünü biraz ağır bulduğumu söyleyeyim. Yirmi iki yıllık bir evliliği tek cümlede banka hesabına indirgemek kolay ama pek adil değil. Çünkü evlilik sadece aşk değildir. Birlikte kurulan hayat, alışkanlıklar, ekonomik güvence, ortak geçmiş ve gelecek planları da vardır. İnsan boşanmayı düşündüğünde yalnızca eşinden değil, bütün bunlardan ayrılma ihtimalini de düşünür.
Beni düşündüren başka bir şey var. Eşine artık aşık olmadığını söylüyorsun ama onunla neden mutsuz olduğunu pek anlatmıyorsun. Sadece eskisi gibi hissetmediğini biliyoruz. Peki gerçekten gitmek mi istiyorsun, yoksa uzun zamandır kendine ait bir hayatın olmadığı için gitme fikri mi çekici geliyor?
Bazen insan evliliğinden değil, evlilik içinde dönüştüğü kişiden sıkılır. Yıllarca anne, eş, evin düzenini sağlayan kadın olur. Sonra çocuklar büyür ve kendine dönüp “Ben şimdi ne istiyorum?” diye sorar. Bu sorunun cevabı her zaman boşanmak değildir.
Ben senin yerinde olsam önce iki ayrı soruya cevap arardım. Maddi olarak tamamen bağımsız olsaydım yine de boşanmak ister miydim? Ve eşimle bugün ilk kez tanışsaydım onunla bir hayat kurmayı seçer miydim?
Eşinle arandaki duygusal mesafeyi konuşmadan, yeniden yakınlaşmayı denemeden yalnızca boşanmanın maliyetini hesaplama.
Bazen insanın önce boşanmaya değil, kendi hayatında yeniden söz sahibi olmaya ihtiyacı vardır.
İrem Hanım merhaba,
35 yaşındayım, bekarım. Bir yıldır 40 yaşında bir erkekle birlikteyim. İlişkimiz güzel gidiyor, hatta evlilikten konuşmaya başladık. Ama erkek arkadaşımın geçmişiyle ilgili beni düşündüren bir şey var. Ne zaman eski ilişkilerinden söz etse bütün kadınlar problemli çıkıyor. Biri aşırı kıskançmış, diğeri sürekli para harcatıyormuş. Bir başkası çok dengesizmiş. Eski nişanlısı ise ona göre tam bir narsistmiş. Anlattığına bakılırsa kendisi bütün ilişkilerinde anlayışlı, fedakar ve sabırlı olan tarafmış. Başta onun adına üzüldüm. Ne kadar kötü kadınlarla karşılaşmış diye düşündüm. Ama geçen gün tartıştığımızda bana ‘Sen de eski sevgilim gibi davranmaya başladın’ dedi. O anda kafamda bir şey değişti. Acaba bu adamın hayatındaki bütün kadınlar gerçekten sorunlu muydu? Yoksa yarın ayrılırsak ben de onun hikayesinde kötü kadın mı olacağım?
Değerli Okurum,
Bir insanın geçmişte gerçekten zor ilişkiler yaşamış olması mümkün. Kıskanç, bencil veya duygusal açıdan yıpratıcı sevgililerle karşılaşmış olabilir.
Ancak bütün ilişkilerinin hikayesinde kendisi kusursuz, karşısındaki kadınlar sorunluysa insan ister istemez merak ediyor. Peki bu hikayelerin içinde onun hiç mi payı yok?
İlişkiler iki insan arasında yaşanır. Her ayrılıkta suçun eşit paylaşılması gerekmez ama duygusal olgunluk biraz da insanın kendi davranışlarını değerlendirebilmesidir.
“Eski sevgilim çok kıskançtı” demek kolaydır. “Ben de bazen onu güvensiz hissettirecek davranışlarda bulunuyordum” diyebilmek ise başka bir farkındalık gerektirir.
Bence dikkat etmen gereken şey, geçmişindeki kadınları nasıl anlattığından çok bugün seninle yaşadığı anlaşmazlıklarda nasıl davrandığı. Seni dinliyor mu? Haksız olduğunda kabul edebiliyor mu?
Bir de unutma, eski sevgililer hakkında dinlediğimiz hikayeler her zaman tek taraflıdır. Karşımızdaki kişinin anlattığı, yaşananların tamamı değil, kendi hatırladığı ve yorumladığı halidir.
Erkek arkadaşına bir gün sakince “Peki sen eski ilişkilerinde neyi yanlış yaptığını düşünüyorsun?” diye sor. Çünkü geçmişindeki bütün kadınlar yanlışsa, insan bir noktada hikayeyi anlatan erkeğe de bakmak zorunda kalır.