Gündem, dünya kupası finalleri. Ama bizim içimiz yanıyor.
Bizim dediğim, gerçek Galatasaraylılar’ın!
Dünya kupasını yazmayacağım.
Hatta bugünün pazar olduğunu bile bile öykü de yazmayacağım. İçimden gelmiyor.
“Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili” der Attilâ İlhan bir şiirinde.
Hele ortada bir tutku varsa kopmak gerçekten de zordur. O halde neden olur ayrılık?
Bir şeyler kopar.
Oğuzhan Akay’a göre de “Ayrılıklar kalbe sevmeyi öğretir”…
Ama konumuz İcardi.
Simge’nin Aşkın Olayım şarkısıyla beraber, aşkın bangır bangır söylenmekten kaçınılmadığı ikonik futbolcu. Erkek ya da kadın fark etmeksizin, futbolun sadece futbol olmadığını haykırmanın, Ma-u-ro İ-car-di derken topluca sevinmenin bir ayine dönüşmesini sağlayan adam.
Messi’sini yaratamamış bir toplumun, kendi futbolcularından daha çok “bizim” dediği kişi. Özellikle de Galatasaraylıların.
Ama diğerlerinin de içten içe “keşke bizde olsaydı” dediği forvet. Özel yaşamındaki fırtınayla başa çıkmaya ve parçalanan ailesini toparlama çalışırken, çocuklarını özlerken ülkedeki çocukları fetheden, ağır sakatlıkla da boğuşan biri. Aşkla, şefkatle, ilgiyle büyüyen düzgün karakter.
Karalamalara bakmayın. O, bu haliyle bile ortalama 73-85 dakikada bir gol atan makine. Efendim neymiş, aşklar da bitermiş. Hadi ordan! Kopan bir duygu yok bizde.
Aşktan haberi olmayanların anlatımı bu. Hele vefadan asla haberi olmayanların.
Aşk oburlarının… Bir başkası geldiği için vazgeçilmeyi doğallaştıranların, çıkarcıların sözü bu, aşklar da biter. Hayır, bitmez!
Yıllarca kapanmayan bir yara olarak kalır ayrılıklar.
Sonra çok ararsınız. Her şeyi böyle diye diye bitirdiniz zaten.
5-6 milyon verip devam etmek yerine, 40-50 milyon harcamayı göze almak olsa olsa akıl yoksunluğudur.
Gelen gideni aratır lafını bilmeye rağmen. Taraftarın aşkına rağmen.
Saygınız yok ki aşka!
İcardi, sadece kupalar kazandırdığı için değil, armanın onurunu da savunduğu için, kalplere yerleşmedi mi? Yenilgilere boyun eğmediği, ezeli rekabette takımı ayağa kaldırmadı mı? Korkaklık içinde siz ortaya çıkamazken, o ‘iyi uykular’ işaretiyle cevap vermedi mi birisine?
Formsuz, kilo almış, aşk peşinde diyerek ve bunu trollere yazdırarak, yorumlatarak, ergen sabırsızlığına yem yapmadınız mı Icardi’yi? Taraftarın aşkından korktunuz itiraf edin!
Siz futbolcu falan kaybetmiyorsunuz, takımın ruhunu kaybediyorsunuz.
Sneijder’de, Gomis’te düştüğünüz hatalara düşüyorsunuz.
Ve bunu kimse Galatasaray’dan büyük değildir, sözüyle yapıyorsunuz. Ona veda düzenlediğiniz an, size veda edilecek aslında.
Sahte duyarlılık kasan teşekkür mektubunuz, hiç samimi değil. Timsah gözyaşları onlar. Oysa aslan olmalıydınız.
Erden Timur’un arkasında nasıl durmadıysanız, bunu da yapacağınız çok belliydi.
Size aşk falan gerekmiyor beyzadeler. O, taraftarda var.
Evet, Osimhen büyük futbolcu. Ama ikon değil, olamaz. O, sonradan kazanılacak bir şey değil. Aurasında ya vardır, ya yoktur. Ona Icardi formasını ve pazubendini vererek,
ikon yaratamazsınız.
İnanıyorum ki, Galatasaray tarihi, kazandığınız kupalar ve yıldızlar kadar, kararı da yazacak. Umarım bu yıl, Galatasaray şampiyon olmaz. Siz de gereken cevabı alırsınız böylece. Çünkü hani şu son zamanların moda cümlesini dönüştürerek yazayım.
Siz milyonların aşkını çaldınız! Neşesini çaldınız!
Çocukların sevincini, rol modelini çaldınız!
Galatasaray ruhunu bir yerli oyuncu kadar iyi yansıtan bir ikonu tolore edemediniz.
Çok bekledik, cevap vermedi vb. safsatalarına da inanmıyorum.
Hangi iletişimi kurdunuz acaba? Uzlaşmama teklifi, uzlaşmama üzerinedir.
Anlıyor musunuz?
El birliğiyle rakiplerin istediğini yaptınız. Kimi getirirseniz getirin, fark etmeyecek.
Şimdi kına yakabilirsiniz.
Biz İcardi’yi sevmeye, şöyle devam edeceğiz.
Atılan her golde onu anarak sizi protesto edeceğiz.
Aşkın Olayım’ı söyleyeceğiz.
Ve bu sizin uykularınızı kaçıracak.
Sana gelince kral.
Hasta la Vista!
Aşklar bitmez.
Sen kalplerde yerini aldın çoktan.
Seni gönderebilirler ama
kalplerden ve bu armadan söküp alamazlar.
19 Temmuz 2026 - Sadece gerçek Galatasaraylılar için bir Icardi güzellemesi…
18 Temmuz 2026 - Bir Hint mantrasıyla gündem dışında kalın, arının!
17 Temmuz 2026 - Hayal kırıklıklarına uğradım. Var mı bir çıkış yolu?
12 Temmuz 2026 - Ruhunuzu besleyecek bir menü sunuyorum.
11 Temmuz 2026 - Tüm o kiloları bir günde almadınız, değil mi?